Miley Cyrus Wrecking Ball Türkçe Sözleri

Miley Cyrus Wrecking Ball Türkçe Sözleri

Miley Cyrus Wrecking Ball Türkçe Sözleri

Miley Cyrus‘ın Wrecking Ball adlı parçasının yazımızın devamında Türkçeye çevirilmişini bulabilirsiniz. Miley Cyrus‘ın diğer Türkçe şarkı sözlerini ve Diğer Şarkıcıların Türkçe Şarkı sözlerine Şarkı Sözleri kategorisinden veya bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Miley Cyrus Wrecking Ball Türkçe Sözleri

Miley Cyrus Wrecking Ball Türkçe Çevirisi

We clawed, we chained our hearts in vain
Tırmaladık, kalplerimizin zincirle bağlı olması boştu
We jumped, never asking why
Zıpladık, asla neden diye sormadık
We kissed, I fell under your spell
Öpüştük, büyüne kapıldım
A love no one could deny
Kimseyi sevdiğimi inkar edemem

Don’t you ever say I just walked away
Hiç bir şey söyleme, ben sadece uzaklaştım
I will always want you
Seni her zaman isteyeceğim
I can’t live a lie, running for my life
Bir yalanla yaşayamam, hayatımı bağladığım
I will always want you
Seni her zaman isteyeceğim

I came in like a wrecking ball
Geri geldim yıkım topu gibi
I never hit so hard in love
Aşıkken seni asla incitmedim
All I wanted was to break your walls
Tüm istediğim duvarlarını yıkmaktı
All you ever did was wreck me
Senin bütün yaptığın beni yıkmaktı
Yeah, you wreck me
Evet, beni yıkıyorsun

I put you high up in the sky
Seni göklere çıkardım
And now, you’re not coming down
Ve şimdi, ordan inmiyorsun
It slowly turned, you let me burn
Herşey usulca değişti, beni yaktın
And now, we’re ashes on the ground
Ve şimdi, yerdeki külleriz

Don’t you ever say I just walked away
Hiç bir şey söyleme, ben sadece uzaklaştım
I will always want you
Seni her zaman isteyeceğim
I can’t live a lie, running for my life
Bir yalanla yaşayamam, hayatımı bağladığım
I will always want you
Seni her zaman isteyeceğim

I came in like a wrecking ball
Geri geldim yıkım topu gibi
I never hit so hard in love
Aşıkken seni asla incitmedim
All I wanted was to break your walls
Tüm istediğim duvarlarını yıkmaktı
All you ever did was wreck me
Senin bütün yaptığın beni yıkmaktı
Yeah, you wreck me
Evet, beni yıkıyorsun

I came in like a wrecking ball
Geri geldim yıkım topu gibi
Yeah, I just closed my eyes and swung
Evet, Gözlerimi kapadım ve salladım
Left me crouching in a blaze and fall
Bırak çömeleyim yangın ve sonbaharın içinde

All you ever did was wreck me
Senin bütün yaptığın beni harap etmekti
Yeah, you wreck me
Evet, beni yıkıyorsun

I never meant to start a war
Asla bir savaş başlatmatmak istemedim
I just wanted you to let me in
Sadece beni kabullenmeni istedim
And instead of using force
Ve kuvvet kullanman yerine
I guess I should’ve let you in
Seni kabullenmem gerektiğini sanıyordum
I never meant to start a war
Asla bir savaş başlatmatmak istemedim
I just wanted you to let me in
Sadece beni kabullenmeni istedim
I guess I should’ve let you in
Seni kabullenmem gerektiğini sanıyordum
Don’t you ever say I just walked away
Hiç bir şey söyleme, ben sadece uzaklaştım
I will always want you
Seni her zaman isteyeceğim

I came in like a wrecking ball
Geri geldim yıkım topu gibi
I never hit so hard in love
Aşıkken seni asla incitmedim
All I wanted was to break your walls
Tüm istediğim duvarlarını yıkmaktı
All you ever did was wreck me
Senin bütün yaptığın beni yıkmaktı
Yeah, you wreck me
Evet, beni yıkıyorsun

Demi Lovato Abracadabra Türkçe Çeviri

Demi-Lovato (600 x 335)

Demi Lovato Abracadabra Türkçe Çeviri

Demi Lovato‘nun yeni şarkısı olan Abracadabra’nın sözleri yayınlandıktan sonra sizlere türkçeye çevirilip paylaşılıcaktır.

Taylor Swift Red Türkçe Çeviri [Türkçe Altyazı]

taylor_swift (600 x 315)

Taylor Swift Red Türkçe Altyazı

Türkçe altyazılı izlemek için videonun sağ üst köşesindeki CC butonuna tıklayın.

Taylor Swift Red Türkçe Çeviri

Loving him is like driving a new Maserati down a dead end street
– Onu sevmek yeni bir Maserati’yi çıkmaz bir sokağa sürmek gibiydi,
Faster than the wind
– Rüzgardan hızlı.
Passionate as sin, ended so suddenly
– Tutku bir günah gibi, bir anda bitiverdi.
Loving him is like trying to change your mind
– Onu sevmek sanki boşluğa atladıktan sonra
Once you’re already flying through the free fall
– Fikirlerini değiştirmeye çalışmak gibiydi.
Like the colors in autumn
– Sonbahardaki renkler gibi,
So bright just before they lose it all
– Çok parlaklar, tüm renklerini kaybetmeden önce.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
But loving him was red
– Ama onu sevmek kırmızıydı.
Loving him was red
– Onu sevmek kırmızıydı.

Touching him is like realizing all you ever wanted was right there in front of you
– Ona dokunmak tüm istediklerinin önünde olduğunu farketmek gibiydi,
Memorizing him was as easy as knowing all the words to your old favorite song
– Onu hatırlamak eski favori şarkının sözlerini hatırlamak kadar kolaydı,
Fighting with him was like trying to solve a crossword and realizing there’s no right answer
– Onunla kavga etmek doğru yanıtın olmadığı bir bulmacayı çözmek gibiydi,
Regretting him was like wishing you never found out love could be that strong
– Onu affetmek ise aşkın bu kadar güçlü olduğunu keşke hiç öğrenmemiş olmanızı dilemek gibiydi.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
But loving him was red
– Ama onu sevmek kırmızıydı.
Oh red burning red
– Kırmızı, parlak kırmızı.

Remembering him comes in flashbacks and echoes
– Anılarla ve seslerle onu hatırlıyorum,
Tell myself it’s time now, gotta let go
– Kendime, “artık zamanı geldi, boşver.” diyorum,
But moving on from him is impossible
– Ama onu unutmak imkansız,
When I still see it all in my head
– Her şeyi hala kafamda görürken

Burning red!
– Parlak kırmızı.
Darling it was red!
– Sevgilim, aşkımız kırmızıydı.

Losing him was blue like I’d never known
– Onu kaybetmek hiç bilemeyeceğim bir maviydi,
Missing him was dark grey all alone
– Onu özlemekse yapayalnız bir koyu griydi,
Forgetting him was like trying to know somebody you’ve never met
– Onu unutmaya çalışmak hiç tanışmadığın birini tanımaya çalışmak gibiydi.
Cause loving him was red yeah yeah red
– Çünkü onu sevmek kırmızıydı, kırmızı
We’re burning red
– Biz parlak kırmızıyız.

And that’s why he’s spinning round in my head
– Ve onun sürekli kafamda olmasının sebebi,
Comes back to me burning red
– Parlak kırmızı bana geri dönüyor,
Yeah yeah
– Evet, evet

Cause love was like driving a new Maserati down a dead end street
– Çünkü onu sevmek yeni bir Maserati’yi çıkmaz bir sokağa sürmek gibiydi.